Aynı Acı Olaya Verdiğimiz Farklı Tepkiler

Travma, canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan yaşantılardır.

Travmatik yaşantı dediğimizde aklımıza ilk doğal afetler, kazalar, cinsel istismar, kayıp gibi olaylar gelse de kişilerin doğrudan ya da dolaylı yoldan maruz kaldığı bir olay karşısında verdikleri tepkilere, olayın kişinin yaşantısını etkileme biçimine göre bu liste çoğaltılabilir.

Tüm bunların yanı sıra aynı deneyim farklı kişilerde her zaman aynı tepkiyi uyandırmayabilir. Olayları algılayış biçimimiz ve olaylar karşısında verdiğimiz tepkilerimiz birçok faktöre bağlı olarak değişebilir.

Bunlara; kişinin doğup büyüdüğü çevre, aile ilişkileri, arkadaşlık ilişkileri, geçmiş deneyimleri, bilişsel kapasitesi ve daha birçok faktör örnek olarak gösterilebilir.

Travmatik deneyimler örseleyicidir, maruz kalan kişinin hayatını olumsuz yönde etkiler fakat maruz kalan her kişi bu yaşantıyı aynı duygusal yoğunlukla ya da aynı düşünsel ifadelerle dışavurmayabilir.

Bu noktada tüm bunlarla bağlantılı olduğunu düşündüğüm bir diziden kısaca bahsetmek istiyorum.

‘’Unbelievable’’ 8 bölümden oluşan, gerçek hikayelerden uyarlanan bir mini dizi. Dizi, cinsel istismar mağduru birçok kadının vakalarını araştıran ve suçluyu ararken birçok zorlukla karşılaşan 2 kadın polisin etrafında dönüyor çoğunlukla. Ancak dizinin ilgimi çeken kısmı yalnızca polisiye tarafı değil, her detayıyla aynı travmatik yaşantıyı deneyimlemiş birden çok kadının birbirinden farklı tepkileri ve tabi bu tepkiler doğrultusunda yaşanan kafa karışıklıkları.

Marie, devlet korumasında olan bir genç kız. Bir gece yalnız yaşadığı evinde uyurken, sabaha karşı evine giren bir yabancı tarafından cinsel saldırıya uğruyor. Saldırgan evden ayrıldıktan sonra Marie arkadaşlarını, polisleri arayıp yardım istiyor. Olaylar tam da bu noktada başlıyor.

Olayın büyük bir çoğunluğunda gözleri bağlı olan Marie, ilk sorguda verebildiği bütün detayları veriyor fakat olayı birden fazla kişiye tekrar tekrar anlatmak zorunda kalması sonucu detayların her seferinde farklılaştığı görülüyor. İstismara uğradığı sırada ise göz bandının altından görebildiği tek şey duvarda asılı olan fotoğrafı. Marie anıyı her anlatışında zihninde canlanan en net görsel bu fotoğraf. Her sorguda anıyı farklı bir şekilde anlatması, polislerde şüphe uyandırıyor ve Marie tüm bu baskılara dayanamayarak bunun belki de bir rüya olabileceğini söylüyor ve dosya kapanıyor.

Bu sırada zaman içinde farklı bölgelerde farklı kadınlar aynı saldırgan tarafından aynı saldırıya maruz kalıyor. Amber da bu kadınlardan sadece biri.

Amber üniversite öğrencisi. O da yalnız yaşadığı evinde, sabaha karşı evine giren bir yabancı tarafından cinsel istismara uğruyor. Marie’nin aksine olay sırasında daha soğukkanlı (bu korkmadığı anlamına gelmiyor elbette), saldırganla konuşuyor ve bu sayede saldırgan hakkında önemsiz bile olsa bilgiler almaya çalışıyor. Olay sonrasında ise zihnindeki görüntüler çok daha net, sorguda birçok detayı net bir şekilde polislere bildirebiliyor. Amber’ın ifadesini alan polisin yüzünde de Amber’ın olay anındaki soğukkanlılığının şaşkınlığını görebiliyoruz fakat Amber, Marie’ye göre daha şanslı.

Dizide Marie ve Amber’ın yanı sıra aynı saldırıya maruz kalan diğer kadınları ve tabi onların da olay karşısında verdikleri birbirinden farklı tepkileri görebiliyoruz. (Daha fazlasını merak edenler için diziyi izlemelerini öneririm. Belki de sizler bambaşka detaylar fark edersiniz, belli mi olur?)

Asıl konumuza dönecek olursak, travmatik bir olay sırasında bazen bilincimiz kendini kapatabilir, bazen o andan kopup gidebiliriz. Bu, bedenimizin acıyı hissetmemek adına verdiği bir tepki olarak düşünülebilir. Bunun yanı sıra aynı olaya maruz kalan bir kişinin bilinci tamamen açık olabilir ve olayı tüm detaylarıyla hatırlayabilir. Bazı kişiler bu anıyı zihninde çok canlı tutarken, bazı kişilerde anı o kadar siliktir ki her defasında bir öncekinden farklı detaylar bildirebilir.

Tüm bunlar insanın biricikliğinin bir göstergesidir. Olaylar ne kadar benzer olursa olsun, insanlar da bir o kadar biriciktir.